Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Bir zamanlar, çok güzel bir ülke varmış. Bu ülkenin adı Türkiye’ymiş. Ama bu ülke, eskiden bugünkü gibi mutlu ve özgür değilmiş. İşte tam o zamanlarda, gökyüzünden parlayan bir yıldız gibi bir kahraman doğmuş: Mustafa Kemal Atatürk.
Mustafa adında bir çocuk varmış. Selanik adlı bir şehirde doğmuş. Küçük Mustafa çok meraklıymış. Sürekli sorular sorar, “Neden?” ve “Nasıl?” demekten hiç vazgeçmezmiş. Öğretmenleri onun ne kadar zeki olduğunu hemen fark etmiş. Bir gün matematik öğretmeni ona “Kemal” adını vermiş. Çünkü Kemal, “olgunluk” ve “mükemmellik” demekmiş. Artık onun adı Mustafa Kemal olmuş.
Mustafa Kemal büyüdükçe ülkesinin zor durumda olduğunu fark etmiş. İnsanlar mutsuzmuş, ülkesi başka güçlü devletlerin baskısı altındaymış. Bu durum onun kalbini çok üzmüş. Ama o üzülmek yerine bir şeyler yapmaya karar vermiş.
Küçük dostum, bazen bir kahraman olmak için süper güçlere ihtiyacın yoktur. Sadece cesur bir kalbin ve iyi bir aklın olması yeterlidir. İşte Mustafa Kemal de böyle bir kahramanmış.

Mustafa Kemal büyüyüp asker olmuş. Ama o sadece savaşmayı bilen bir asker değilmiş. Aynı zamanda çok iyi düşünen, plan yapan ve insanları bir araya getirebilen bir lidermiş. Ülkesini kurtarmak için arkadaşlarıyla birlikte büyük bir mücadele başlatmış.
Bu mücadeleye Kurtuluş Savaşı denmiş.
Düşmanlar Türkiye’yi paylaşmak istemiş. Ama Mustafa Kemal, “Bu ülke bizim ve biz onu koruyacağız!” demiş. Yanında cesur insanlar, kadınlar, erkekler, gençler ve hatta çocuklar bile varmış. Herkes elinden geleni yapmış. Kimisi cephede savaşmış, kimisi yiyecek taşımış, kimisi de dua etmiş.
Mustafa Kemal hiçbir zaman umudunu kaybetmemiş. Çünkü o biliyormuş ki, bir millet birlikte hareket ederse her zorluğun üstesinden gelebilir.
Günler geçmiş, aylar geçmiş… Sonunda büyük bir zafer kazanılmış. Türkiye artık özgürmüş!
Ama Mustafa Kemal’in hayali sadece savaş kazanmak değilmiş. O, insanların mutlu olduğu, çocukların okuyup öğrendiği, kadınların güçlü olduğu bir ülke kurmak istiyormuş.
Ve sonunda 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş.
Mustafa Kemal artık sadece bir komutan değil, aynı zamanda ülkenin lideri olmuş. Ona “Atatürk” adı verilmiş. Bu isim “Türklerin babası” anlamına gelirmiş.
Atatürk çocukları çok severmiş. Çünkü o, çocukların geleceğin en önemli hazinesi olduğuna inanırmış. “Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir” dermiş. Bu yüzden çocukların okumasını, öğrenmesini ve kendini geliştirmesini çok istermiş.
Atatürk sayesinde Türkiye’de pek çok güzel şey olmuş. İnsanlar okuma yazma öğrenmiş, yeni okullar açılmış, kadınlara haklar verilmiş. Herkesin eşit olduğu bir ülke kurulmuş.

Atatürk aynı zamanda barışı çok severmiş. “Yurtta sulh, cihanda sulh” demiş. Yani hem kendi ülkemizde hem de dünyada barış olsun istemiş.
Atatürk bir masal kahramanı gibi görünse de o gerçekten yaşamış bir insandı. Ama onu özel yapan şey, hiç vazgeçmemesi, ülkesini çok sevmesi ve insanlara inanmasıydı.
Şimdi düşün… Eğer sen de tıpkı Atatürk gibi çalışkan, dürüst ve cesur olursan, sen de kendi hayatının kahramanı olabilirsin.
Bu masalın en güzel yanı ise şu: Atatürk’ün hikayesi hala devam ediyor. Çünkü onun kurduğu ülke, bugün seninle birlikte büyüyor.
Her 23 Nisan’da çocuklar bayram yapar. Bu bayramı Atatürk tüm dünya çocuklarına armağan etmiştir. Çünkü o, çocukların gülüşünün dünyayı güzelleştireceğine inanırdı.

Ve şimdi bu masalın sonunda sana küçük bir sır verelim: Atatürk’ün en büyük gücü ne silahlarıydı ne de ordusu… Onun en büyük gücü, kalbindeki sevgi ve aklındaki ışıkmış.
Sen de kalbini sevgiyle, aklını bilgiyle doldurursan, dünyayı daha güzel bir yer yapabilirsin.
Ve işte böyle… Bir zamanlar bir çocuk vardı. Adı Mustafa’ydı. O büyüdü, bir kahraman oldu ve koskoca bir ülkenin kaderini değiştirdi.
Masal burada bitiyor gibi görünse de aslında yeni başlıyor… Çünkü bu hikayenin devamını yazacak olan sensin.





